17 Haziran 2010 Perşembe

Kıyamete Kadar Kapattım Kalbimi...

Yazın yapış yapış sıcağı ve ben yine paramparçayım.Yazmak bile gelmiyor içimden bugün.Evdeki bilgisayarımdan blogger açılmıyor.İş yerinden denedim oldu.Bİr daha kimbilir ne zaman yazabileceğim..Ben hep bu blogda yazmak istedim aslında ama işte açılmıyor bir türlü başka bir yerde hesap açtım bu yüzden.
Bugün iş yerinde 3. günüm yavaş yavaş alışıyorum.Zaten başka da çaresi yok.Bürodakiler genel olarak iyi insanlar.Bana iş öğretmesi gereken bir kız var.Garip bir kız sanki bana işi öğretse ona ihtiyaç kalmayacaklar da göndereceklermiş gibi hissediyor.5 iş yapıyorsa anca birini anlatıyor o da kırk nazla.Boş oturmayayım diye çalışmak istedim oysa burda da boş oturuyorum.Kendimi oyalamam lazım.Yoksa mahvolurum.Öyle kötü geçti ki şu son zamanlar kendimi neyle avutacağımı bilemiyorum.Son çare olarak işe başladım.Ama öyle kötüyüm ki.. Tam bu sefer oldu dediğim anca yıkılıyor her şey üstüme.Eskisi kadar güçlü değilim ben artık faarkındayım bunun.Aynı hataları yapmaktan hiç yorulmuyorum ama aynı hataların benzer sonuçları beni yoruyor.Hatayı ben mi yapıyorum ya da yaptıklarım hata mı bilemiyorum.
Ben her zaman yalnızca gerçek sevginin peşinden koşmak istedim.Böyle hayallerimdeki gibi fırtınalı inişli çıkışlı ama bitmeyeceğine çok emin olduğum vazgeçemeyeceğim bir aşk yaşamak istedim.İlişkilerimi hep bu şekle sokmaya çalıştım.Herkes hayallerini yaşamak ister.En azından bir kere rastlamak ister,doya doya duya duya sonunu düşünmeden sevmek ister.Ben tüm ilişkilerimi böyle yaşadım.İlişkilern ardından düştüğüm boşluklar beni bir sürü saçma sapan insana itti.Ankara'da okuduğum zamanlardı.Sevgilim terk etmişti şu okulu bırakmama sebep olan kişilik.(aynı şehirde oursak katlanamam yokluğuna,duygularımın esaretiyle kontrol edemem davranışlarımı diye bıraktım okulu.Çünkü ya gerçekten aranan bir orospu olacaktım [ki ben sadece ruhumu doyurmak,boşluğu doldurmak için bir adam istiyordum.sex yapmak için değil ama onlar sadece bunun için yaklaşıyorlardı.Tüm sevdiğim adamların bu şekilde yaklaştığı gibi] ya da alkolik.Ama durum öyle bir hal almıştı ki ikisi aynı anda olacaktı)Öyle hale düşmüştüm ki ondan sonra netten sürekli birilerini bulup her sabah başkasıyla uyanıyordum.Cesarete bakar mısınız? Buluşuyoruz ya da direk ecve geliyorlar içiyoruz adamı evime getiriyorum öyle bir halde oluyorum ki sabah adamları tanımıyorum o derece.Ben onlarla sevişmiyorum onlar benimle sevişiyorlar,rahatlıyorlar ben yalvarıyorum ne olur arkanı dönme bu gec göğsünün şurasında yatıvereyim sabah gidersin diye.Okulu bırakıp dönmeye karar vermiştim.Son 3-4 günün.Okulu bırakmak bir yandan o şehri,aşkımı bırakmak,özgürlüğü,lüksü bırakmak hepsi ağırdı.En çok evimi bırakacak olmak ağır geliyordu.Tabaklarım benimdi.Sonra bardaklrım çaydanlığım sinekliğim,koltuklar..Bizimdi.Benim istediğim yerde duruyordu tencereler.Kimse karışmıyordu benimdi orası.Ama baba evine dönmek zordu.Müziğin sesi ne kadar açılır kaçta yatıp kalkılır bunlar bile sınırlanacaktı yeri geldiğinde.Hangisi daha zordu bilmiyorum bu özgürlüğü bırakmak mı yoksa aileme ve Eskişehirdekilere başaramadı döndü diye ağızlarına laf vermiş olmak mı..Sanırım hiçbiri umrumda değildi o zamanlar.Ben sadece gözyaşlarım dinsin,tanımadığım adamlaar gitsin istiyordum.Burda ailem dizginlerdi beni çünkü.Annem üzülür,babam üzülür diye ağlayamzdım.Canıma kıymak için her sarhoş olduğumda teşebbüs etmezdim hatta hiç kalkışmazdım.Çünkü kendimi kaybedene kadar evimde mumlarımı yakıp istediğim müziği açıp böğüre böğüre ağlayrak içemeyecektim artık.Gecenin bir vakti sırf yağmur yıkasın bedenimi diye atamayacaktım kendimi sokaklara.en fazla balkona çıkabilirdim.Öyle ya da böyle zor bir karardı ama son çaremdi bu karar.Beni itildiğim çukurdan çıkarabilecek başka bir şey yoktu o an için.Gcümy oktu bir kere sığınmak zorundaydım beni seven insanlara.Gücüm olsaydı okulu toparlayabilirdim.Numaramı ve evimi değiştirip izimi kaybettirebilidim.Ama dedim ya gücüm yoktu aynı şehirde sıfırdan başlamaya.Nitekim de yapamadım tekrar össye de girecektim zaten.Anadolu ünv.'ye de yerleşince tüm şartlar oluşmul oldu bir bakıma.Ailem bir kere olsun sormadı neden bırakıyorsun diye.Ben bırakıyorum yapamıyorum dedim hemen gel dediler.Bu çok büyük bir lükstü benim için.Geldim düzenimi kurdum bir yıl kafa dinledim.Ailemle yaşamk da güzeldi.Huzurum vardı artık ki tek istediğim şeydir bu benim için yaşamımda.Bunu elimde hep tutacağıma söz vermiştim kendime.Kimseyi almadım hayatıma uzun bir süre.Sonra o girdi hayatıma.Öyle masal gibiydi ki her şey.Aradığım her şey ama her şey vardı onda.Hayallerimde büyüttüğüm adam buydu işte. Her şeyin bir zamanı var deikleri doğruymuş diye düşündüm. 23 yaşımdaydım artık ve çok başka olacaktı bu sefer.Daha önce yaptığım hataları yapmayacaktım.Sevecektim koşulsuz şartsız.''Onlar aşıklar birbirlerine çok büyük bir aşkla evlendiler diyecekti herkes.Kendisi gibi bembeyaz bir oğlan doğuracaktım ona.İkimizin hayaliydi bu.Onca yıkıklığın üstüne kurduk biz bu hayatı.Oldunlaşmıştım ben artık hissediyorum.Anlamsız kıskançlıklar yapmadım.Öyle seviyordum ki onu kızdırmaya kıyamıyordum.Onu düşündüğümde bile kalbim ağzımdan çıkacak gibi hızla çarpıyordu.O beni sevmiyordu biliyordum.Zaten demişti sevmiyorum ama sevebilirim de belki belli mi olur demişti.İhtimal vardı ya olmasa da oldurudum ben onu.Onu sevgimle kendime bağlayacağımdan çok emindim.Çünkü yine kandırılırsam,kanarsam ve bağlanır da aynı duruma düşersem toparlanamazdım bu sefer.Benim yetinebileceğim kadarıyla iyi geçiyordu ama onun umrumda değildim hiç aslında.umrunda olacağım zamanı bekliyordum.Ailesiyle tanıştırıyordu,ev gezmelerine gidiyorduk,eşim,nişanlım diye tanıtıyordu beni herkese. 2 ay geçti saçma sapan bir sebepten dolayı terk etti beni.Çünkü aslında tüm söyledikleri beni ondan vazgeçemeyeceğim hale getirmekti.Bunu başarmıştı artık.Bana ihtyacı yoktu.Şimdi başkalarındaydı sıra.Hevesimi aldım senden şimdi sıra başkasında dedğil.İstemiyorum sevmiyorum dedi.Köpek bile çağırılmadan gelmez sen benim gözümde köpek bile değilsin dedi.Bense tüm bunlara rağmen seni gerçekten seven beni ne dersen de vazgeçmeyeceğim senden dedim.Sen köpek ettin beni,bu kadar kullanıp atma yapma bunu dedim.Dinlemedi.Sildi beni.Bir anda fındırıp attı.( gelişen olaylar aslında daha sürüklyici ama işyerinde olduğumdan dolayı burda salya sümük ağlamak pek iyi olmayabilir.Şu an içime akıtabiliyorum en azından.bu yüzden de boğazım şişti ama idare edeceğim) Sonra ne mi oldu? Hiçbir şey.Üstünden henüz 1 güngeçti.Şu an şoktayım sadece ağlıyorum için için.Yine yıkıldım yine kırıldım yine kullanıldım.Ben sadece sevmek istedim.Çok aşık olma ve hep sürdürmek ama yine yapamadım.Herkesin kuyruk acısı var.Kadın ya da erkek fark etmez.Onu da aşka küstürmüştü birileri doğuda askerlik yaparken aldatıp terk ederek.Beslediği tek duygu intikam ve nefretti.Bunu görebiliyordum.Yaraları vardı ve derindeydi.Sarmak istiyordum kendi yaralarıma katıp.Hala iyi şeyler olduğunu gerçekten sevginin var olduğunu, her şeye rağmen ben inanıyorsam onu da inandırmayı istedim.Ama beceremedim.Keşke ilk aşık olduğum adamla evlenseydim.İstediğim oğlan çocuğu şu an karnımda ya da kucağımda olabilirdi belki.Gerçi okul var daha ama olurdu eninde sonunda.Oysa şimdi öyle mi yıkık dökük herkes her şey.. Artık benim de inancım kalmadı.Duygularımı yitiriyorum.İstemye istemeye acıya acıya yitiriyorum.Kendimi avutmak çok düşünmemek için iş buldum çalışıyorum.Okul varken yine de önemsemiyorumn okulu ama çalışmak farklı bir şey.İster istemez işine konsantre olmak zorunda oluyorsun.
Tüm bunlardan sonra yapabileceğim tek şey artık akıllanmak ve kapatmak kalbimin kapılarını.. Bırakayım ruhum da aç kalsın.Hayat hikayemi anlatmışım gibi oldu.Ama ilk yazım böyle olsun istedim.Bundan sonraki akışı anlatırken acaba neden bahsediyor nedne öyle dedi denmesin diye.Gerçi kendim yazıp kendim okurum yine muhtemelen ama olsun.bunları kimseyle bu kadar açık anlatamayabilirim.Zaten anlamaz da kimse.Kendini aşk uğruna bu hallere düşünen bir insanın olsa olsa aptal olacağını düşünürler.Haksız da sayılmazlar.Ben bu devre ait değilim sanırım.Ruhum hangi alemde tutsak edildiyse edildi tek bildiğim ben bu alemde yapayalnız kaldım sonunda...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder